Düzenli Suşi Yemek, Kalp - Damar Hastalıkları ve Kanser Riskini Arttırabilir!

Posted by Murat on Nov 27, 2013

 

 

"Journal of Risk Research" dergisinde yayınlanan yeni bir makalede, düzenli suşi yenmesine bağlı olarak artan civa maruziyeti ve buna bağlı sağlık risklerinin olabileceği vurgulandı.

 

Yapılan araştırmada, ton balığı (ya da orkinos) suşisi, en yüksek metil civa içeren balık suşi çeşidi olarak saptanmış.

Çalışma sonuçlarına göre, düzenli ve sık aralıkla suşi tüketenlerde metil civaya maruziyetin yüksek olması ve metil civanın, omega-3 yağ asitlerinin, kolesterol seviyeleri üzerine olumlu etkilerini, kanser önleyici etkilerini, inme riskini azaltıcı etkilerini, kan basıncını düşürücü etkileri gibi savunulan olumlu etkilerini ortadan kaldırabileceği vurgulanmış.

 

Özellikle Atlantik Mavi Yüzgeçli Orkinos (Atlantic Bluefin) ve Büyük Gözlü Orkinos (Atlantic Bigeye) balıklarında en yüksek oranda civa bulunduğu bildirildi.

     

Yılan balığı, yengeç, somon ve yosun ile yapılan suşide metil civa mikktarının düşük düzeyde olduğu saptanmış.

Civanın yüksek dozda vücuda alınması durumunda zararlı etkileri kısa sürede ortaya çıkabileceği gibi, az dozda uzun sürede farkedilmeyen zararlı etkileri ortaya çıkabilir. Civanın yan etkileri daha çok sinir sistemi ile ilgili olmakla birlikte çok farklı sistem ve organı da etkileyebilir.

Sinirlilik, depresyon, halsizlik, kilo kaybı ve uykusuzluk gibi belirtilere neden olabilir. Civa maruziyeti, Alzheimer, Kronik Yorgunluk Sendromu, Parkinson Hastalığı ve Epilepsi ile ilişkilendirilmiştir.

Metil civanın vücuttan atılması haftalar hatta aylar sürebilir. Metil civa özellikle doğmamış bebekler ve ufak çocuklardaki beyin ve ciddi sinir hasarlarına yol açabileceği bildirilmiştir. Civanın toksik ve organik formu olan metil civa, kolayca kan beyin bariyerini aşabilir. Balık ve tüm deniz ürünlerinde bulunan civa formu metil civadır. Bununla birlikte ağız yoluyla alındığında emlerek kana karışması düşük oranlarda olmaktadır. İlginç olarak balıklara bu kadar ciddi zarar vermeksizin; insanlara bu denli bir madde olması ...

 

Civaya kronik maruziyet ile, DNA ve kromozom hasarına bağlı olarak çeşitli kanser hastalıklarının ortaya çıkabileceği de uzun süredir bildirilmektedir.

Deniz ve okyanus diplerindeki kirliliğin en son çökeldiği çamur kısmı olduğun dipte beslenen balıkların ve midyelerin, besin maddeleriyle birlikte ağır metalleri de bünyesinde biriktirdiklerini savunulmaktadır. Bu nedenler derin (ya da dip) balıkları ile midye yemek ağır metal zehirlenmesi riskini beraberinde getirmektedir.

Yakın zamanda, "Deşifre" programında yayınlanan "balıklarda kanserojen ağır metal" programın özetini okumanızı öneririm >> Balıkta kanser riski!. Marmara Denizi' nde yakalanan birçok balıkta kurşuni kadmiyum ve civa gibi ağır metallerin yüksek oranda olduğu saptanmış.

Sağlıklı beyaz et kapsamında olan tavuk eti ile ilgili de abartılı antibiyotik ve kimyasal madde kullanımı olduğu haberleri yayınlanmıştı ... 

Peki biz sağlıklı beyaz et olarak hangi eti yemeliyiz? ... Organik tavuk eti belki ... Galiba sağlıklı beyaz kalmamış.

Civa ve diş dolgusu (amalgam) ile ilgili benzer bir yazı >> Civasız Diş Hekimliği Kampanyası (Mercury-Free Dentistry Campaign | ToxicTeeth.org)

Kaynak:

 - Sushi consumption rates and mercury levels in sushi: ethnic and demographic differences in exposure, Authors: Joanna Burgerab, Michael Gochfeldbc, Christian Jeitnerab, Mark Donioab & Taryn Pittfield, Journal of Risk Research - DOI:10.1080/13669877.2013.822925